Herşey değişiyor ama yozlaşmış devlet yönetim sistemleri değişmiyor. Demokrasi denilen şey özünde güzel olsa da, kötü ellere yönetim verilince kolaylıkla suistimal edilebiliyor. Tam demokrasi mümkünken, çok daha azına razı olan günümüz insanı devletin aslında kutsal olmadığını anladığında birçok nesil çoktan heba olmuş olacak ve oluyor da.

Türkiye’den bahsetmiyorum sadece. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dahi insanlar nasıl yönetildiklerinden habersiz, devlet yönetiminde çok az söz hakkına sahipler. Halbuki günümüz teknolojik altyapısı kullanılarak her birey ayrı ayrı ve eşit derecede devlet yönetiminde aktif rol oynayabilir. Bunun için sadece devleti baştan tasarlamamız ve bunu yaparken evrensel değerleri gözetmemiz gerekiyor. Gel gelelim bu tasarımı kim yapacak sorusuna henüz bir cevabımız yok. Tahminim bu fikirde zaman içinde birleşen büyük kitleler birgün isyan edecek ve sadece birkaç ülkenin değil tüm dünyanın yönetimiyle ilgili sazı ellerine alacaklar.

Tasarım Derken Neyden Bahsediyorum?

Bir bilgisayar oyunu gibi düşünün devlet yönetimini. Karar verici olarak halkvar ve kanun uygulayıcı olarak da memurlar var. Siyasetçi denen yozlaşmaya açık yaratık yok. Halkı halktan başkası temsil etmiyor. Halk tüm halkın değerlendirebileceği şekilde bir konuda karar verilmesini teklif ediyor ve herkes birlikte değerlendiriyor. Facebook’taki daha çok beğenilen içeriğin daha çok insana ulaşması ve daha çok beğenildikçe en tepeye ulaşması gibi düşünün. Böyle yapılan teklifler belli bir kıymet görünce karara sunulur hale geliyor ve o teklif tüm ülke sathında insanların kararına/oyuna sunuluyor. Herkes oyunu veriyor ve teklif karara bağlanıyor. Sonrasında o teklife konu uzmanlıktaki memurlar bu kararın uygulanma biçimini çalışıp son halini tekrar insanların onayına sunuyor. Onaylandıktan sonra karar uygulanıyor.

Bir köşeye yazın, ya da bu cümleyi vurgulayın: Bir gün gelecek, devletler vatandaşları tarafından mobil uygulamalarla yönetilecek.

Bir de uygulamalı olarak gerçekçi mi bu dediğimiz bakalım;

  • Manisa’dan Mustafa Gerdan şöyle bir teklif sunuyor: Manisa Osmanlı mimarisinin en fazla olduğu 3. şehir olmasına rağmen, turizm için ayrılan bütçe yetersiz. 2019 yılı Manisa turizm bütçesi %25 artırılmalıdır.
  • Teklif sistem tarafından Manisa’da yaşayan 5.000 insana gösteriliyor. Teklifi gören insanların % 51’i teklife ‘geçer’ oy veriyorsa teklif 10.000 kişiye daha gösteriliyor ve bu şekilde teklif Manisa’nın tamamına gösterildiğinde % 51 ‘geçer’ oy almışsa tüm ülke vatandaşlarının göreceği şekilde karar sayfasına düşüyor.
  • Tüm ülke vatandaşlarının % 51’i bu teklife geçer oy veriyorsa teklif, bütçe ve turizm konularında uzman ilgili memurlar tarafından çalışılıp tekrar tüm vatandaşların onayına sunuluyor. Yapılan çalışma % 51 geçer oy alıyorsa onaylanıp 2019 bütçe tablosuna ekleniyor. Onaylanmıyorsa çalışma üzerindeki değişiklik talepleri oylanıp nihai karara bağlanıyor.

Vatandaşlar olarak ilgili ya da uzmanı olduğunuz konulardaki kararları takip edebilir, sadece bu konularda devlet yönetimine katkı sağlayabilirsiniz.

Umarım tasarımın ana fikri aklınızda netleşmiştir. Böyle bir devlet yönetimi tasarlamak devrimsel bir değişim olmakla birlikte, imkansız değil. Ayrıca tüm devlet yönetimini bir anda bu şekilde değiştirmek elbette gerçekçi olmayabilir. Ancak yerel yönetimlerle bu sistemin denemeleri yapılarak hem insanlarda böyle bir yönetim kültürü oluşturulabilir, hem de sistem taş gibi hale getirilebilir.

Değişim her zaman direnç gösterenleri de beraberinde getirir. Direnç gösterenlerin de sesi her zaman diğerlerinden fazla çıkar. O yüzden önce değişime ve yeniliğe açık zihinli insanlar yetiştirmeliyiz. Bugün başlarsak 50 yıl sonra dünyanın en demokratik ülkesi olabiliriz. Ya ne olsaydı? Bir mobil uygulama yapıp seneye dünyanın en demokratik ülkesi olacak değildik ya!

Hayâl Hareketi

Hep içimden geçiyor, bir hareket başlatsak da bu hareketle birlikte ülkenin yönetimini 20 yıl sonra devralmayı kendimize hedef koysak. Bu harekete katılanlar ile akılcı ve demokratik bir devleti düşlesek ve tüm kurallarını birlikte belirlesek. Belli ki sistemi kuranlar şuan dahil olup güzel şeyler yapmamıza izin vermeyecekler. Ama iyi olanlar olarak hepimiz bir araya gelirsek ve yeteri kadar bi süre örgütlenirsek karşımızda kim durabilir ki?

Ayakları yere basan planlar yapmayın, hiçbir zaman uçamazsınız.


Also published on Medium.